BAYRAGIMIZ TƏBRİZDƏ

2015-11-24 17:49:00
BAYRAGIMIZ TƏBRİZDƏ |  görsel 1

Təbriz şəhərinin tam mərkəzində yaxın gləcəkdə bayrağımız dalğalanmalıdır. Kaş ki buna inana bilsəydik ...Kaynak : intigammemmedov.blogcu.com Devamı

2015-11-24 18:12:00

16 cı yy-da TÜRKMEN Adı geçen bir çok Aşiret günümüzde KÜRT olarak karşımıza çıkmaktadır! Form: Atilla Demir, 27 Mart ·2015 Political Science,history,international Relations 1-Karakeçili aşireti 2-Avşarlar 3-Begdili aşireti 4-Hınıslu aşireti 5-Küresinliler 6-Lekler 7-Batıkan aşireti 8-Herkiler 9-Kılıçlı aşireti 10-Kürdili aşireti 11-Mukriler 12-Türkan aşireti 13-Şadıllı aşireti 14-Çapanoğlu aşireti 15-Ertuşiler 16-Rişvan aşireti 17-Brukan aşireti 18-Babat aşireti 19-Dersimli aşireti 20-Karaçoban aşireti 21-Tanas aşireti 22-Izzeddinliler aşireti 23-Hörmekli aşireti 24-Karaballı aşireti 25-Pınarlı aşireti 26-Kubatlı aşireti 27-Deli budak oymağı 28-Kara güne aşireti 29-Şeyhbizin aşireti 30-Aygut oymağı 31-Çemişgezeklü aşireti 32-Kureyşan aşireti 33-Beskan aşireti 34-Badıllı aşireti 35-Milli aşireti 36-Modanlı aşireti 37-Burukan aşireti 38-Şavak aşireti 39-Abbasan aşireti 40-Ağuçan aşireti 41-Kırgan aşireti 42-Zerikan aşiretI Dr. Otto Blau'dan Kürtleşmiş Türk aşiretlerin daha fazla örnekler: 43-Hagilü 44-Menemenlü 45-Qajalü 46-Nadirlü 47-Afşar 48-Caqallü 49Celikanlü 50-Sinamenlü 51-Qiliglü 52-Atmalü 53-Millü 54-Kawillü 55-Bariklü 56-Badlü 57-Baljan 58-Aljatlü-Riswani 59-Qoçköprü 60-Geiranlü 61-Heideranlü 62-Zilanlü 63-Zibar 64-Sürigi 65-Ketkanlü 66-Seichanlü 67-Oqgi-Izziddinlü 68-Delikanlü kaynak: Dr. Otto Blau. Nachrichten über kurdische Stämme: 1. Verzeichniss der kurdischen Stämme unter türkischer Oberhoheit. Zeitschrift der deutschen morgenländischen Gesellschaft, Leipzig, Cilt 16, 1862. sayfa 607 - 627. link: http://menadoc.bibliothek.uni-halle.de/…/per…/pageview/13898 5 Mart · (*****) Devamı

AİHM, zorunlu din dersi uygulamasına derhal son verilsin...

2014-09-19 05:38:00

AİHM, zorunlu din dersi uygulamasına derhal son verilsin... Bazıları AİHM'in verdiği karara itiraz ediyor. Hem de öyle itiraz ediyor ki, ÇÜŞŞŞ diyesi geliyormuş. Yıllardır söylüyoruz, kime "Yetmez ama eveeeeeet!" dediğinizi bilmiyorsunuz, ne için "Hamd ettiğinizi" bilmiyorsunuz dediğimizde, "Kendi işinize bakın" diyenler vardı. Şimdi tam zamanıdır, siz de kendi işinize bakın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarını eleştirme hakkınız yoktur. Yoktur çünkü Anayasa'nın 90. maddesine yetmez ama evet derken üç adım ötesini-bunları düşünemeyenler şimdi düşünce kuruluşu olmaya mı özen göstermektedirler. Mürit zekâsıyla evrensel hukuktan hak talep edilemez, ancak şeyhlerinizden hak talep edebilirsiniz. Üstelik bu daha başlangıç, sırada YENİ ANAYASA ve İKİZ SÖZLEŞMELER ilişkisi var. Bunlar kimin torunları? İngilizlere meydan okuyoruz. Bu en büyük küfürdür. Divitli Eşref Hoca 1920 -*-*-*- Kemal elebaşılığındaki Milliyetçileri ezmek için İngiliz hükümetinin bize yardım elini uzatmasını talep ediyoruz. Konya’nın 27 köyünün eşrafının İngiliz temsilcisine başvurusu - Ekim 1920 -*-*-*- Ankara'dakiler Kars’ı almışlar. Demek ki işlemediğimiz bir hata kalmıştı. Ermenistan'a taarruz ile onu da tamamladık... Ankara yareni nihayet meramlarına erdiler. Ermenistan'a yürüdüler. Kars’ı işgal ettiler. Yazar ve Nazir Ali Kemal - 11.11.1920 Önce habere bakalım sonra itiraz edenlerin itiraz şekline bakalım. Sonunda da Madde 90'a bakacağız. CEM Vakfı’nın öncülüğünde açılan Davada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, zorunlu din dersi uygulamasına derhal son verilmesini istedi… Cem Vakfı Hukuk Komisyonu tarafından; Din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitaplarında Alevi İslam inancının da gereği gibi yer alması talebiyle önce Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurulmuş, taleplerin reddedilmesi üzerine 2005 yılında 2000 kişi adına İdare Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Davanın Ankara 10. İdare Mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine Vakfımız temyiz başvurusunda bulun... Devamı

Bekir Coşkun - Çarşı…

2014-09-18 02:28:00

Bekir Coşkun - Çarşı… Fark burada… İnsanların kafasını kesenlere sempati duyarken yobaz, Çarşı sokakta gördüğü bir köpek yavrusuna kıyamıyor… Harçlıkları ile kurdukları barınakları var… * Yeşil kalmadı çalmaktan… Mezarlıklara sıra geldi, ölüleri kaldırıp kendine rezidans yapacak… Çarşı bir dal kesildiğinde, gidip gövdesine sarılıyor… Kendi elini kolunu veriyor, bir dalı vermemek için… Fark bu… * Nasıl yapıyorlarsa, şehirlerin en iyi yerlerinde rant getirecek görkemli okul binaları peş peşe Bilal’e verilmeye başlandı… Aynı yaşlardaki Çarşı gençleri, uzak köylerdeki okullara yetişip, amele gibi çalışarak yıkık okulları onarıyorlar… Küçük çadırlarında aç susuz… * Budur fark… Soma’da taşeron senin yandaş çıktı… Van’da ise müteahhit senin… "Üşüme Van" diye ilk battaniyeyi yetiştiren Çarşı idi… * Meydanlara seninkiler ellerinde pala ile geldiler… Çarşı‘nın elinde karanfil… Farktır bu… * Meydanlarda dört parmak gösterip, öte yandan Gazze’yi bombalayan uçakların yakıtını vermene bön bön baktı gençlerin… Çarşı "Gazze ağlamasın" diye dünya kentlerindeydi… Az fark mı?.. * "Savaşa hayır" diyordu… Sizler milletten gizli saklı kanlı terör örgütlerine roket, bomba, füze gönderirken… Ölen çocuklarla ölmüştü Çarşı, ortak ölümlerine ağlıyordu, gözünde iki boncuk yaş… Fark işte… * Onun için Çarşı‘yı asmalısın… Olmadı müebbet… * Doğrudur… "Darbe" yapabilirler… Ortalıkta kimse kalmadığına göre… Zorbalığa karşı çıkabilecek, hukuk dışına çıkan iktidara "darbe" yapabilecek ciddi demokratik güçtür Çarşı… Yürekleri var… Çağdaşlık sevdaları… Bir de topları… -*-*-*- http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem T.C. Oraj POYRAZ (murti@emaildodo.com) 17 Eylül 2014 Çarşamba 14:50:50 -*-*-*- Devamı

BaşlıkIŞİD müzik ve tarih derslerini yasakladı!

2014-09-18 01:23:00

IŞİD müzik ve tarih derslerini yasakladı! Eksik olmuş, matematik, biyoloji ve daha başka bilim dalları da var. (O.P.) 29 Ağustos 2014 Beden ve müzik derslerini kaldırdılar Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün, Suriye'de kontrolü sağladığı bölgelerde eğitim kurumlarında müzik, tarih ve din kültürü gibi bazı dersleri yasakladığı bildirildi. IŞİD, BİR 'PEŞMERGE'NİN BAŞINI KESTİ Sosyal paylaşım sitelerinde yayımlanan IŞİD'e bağlı "Eğitim Kurulu'nun çıkardığı genelgede", Esad rejiminin eğitim müfredatında yer alan müzik, tarih ve din kültürü derslerinin yanı sıra uygunsuz gördüğü bazı kavramları değiştirerek programdan çıkardığı belirtildi. IŞİD YÜZLERCE SURİYELİ ASKERİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ Suriye ulusal marşının her yerden kaldırılacağı ifade edilen genelgede, Suriye Arap Cumhuriyeti tabirinin "Ed-Devletu'l İslamiyye (İslam Devleti)" olarak değiştirildiği aktarıldı. Ulusalcılık ve ırkçılık anlayışının terk edildiği ve aidiyetin sadece İslam dinine verildiği belirtilen genelgede, matematik alanında faizin meşru gösterilmesine yol açacak örneklere izin verilmeyeceği kaydedildi. Darwin teorisiyle ilgili olan veya yaratılışı inkâr eden her türlü bilimsel bilginin silineceği bildirilen genelgede, müfredattan çıkarılan dersler şöyle sıralandı: Sanat ve müzik eğitimi, ulusal eğitim, sosyal bilgiler, tarih, güzel sanatlar, beden eğitimi, felsefe, sosyoloji, psikoloji, din kültürü dersleri" Oraj POYRAZ (murti@emaildodo.com) 17 Eylül 2014 Çarşamba 15:05:40 -*-*-*- Devamı

IŞİD müzik ve tarih derslerini yasakladı!

2014-09-18 01:22:00

IŞİD müzik ve tarih derslerini yasakladı! Eksik olmuş, matematik, biyoloji ve daha başka bilim dalları da var. (O.P.) 29 Ağustos 2014 Beden ve müzik derslerini kaldırdılar Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün, Suriye'de kontrolü sağladığı bölgelerde eğitim kurumlarında müzik, tarih ve din kültürü gibi bazı dersleri yasakladığı bildirildi. IŞİD, BİR 'PEŞMERGE'NİN BAŞINI KESTİ Sosyal paylaşım sitelerinde yayımlanan IŞİD'e bağlı "Eğitim Kurulu'nun çıkardığı genelgede", Esad rejiminin eğitim müfredatında yer alan müzik, tarih ve din kültürü derslerinin yanı sıra uygunsuz gördüğü bazı kavramları değiştirerek programdan çıkardığı belirtildi. IŞİD YÜZLERCE SURİYELİ ASKERİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ Suriye ulusal marşının her yerden kaldırılacağı ifade edilen genelgede, Suriye Arap Cumhuriyeti tabirinin "Ed-Devletu'l İslamiyye (İslam Devleti)" olarak değiştirildiği aktarıldı. Ulusalcılık ve ırkçılık anlayışının terk edildiği ve aidiyetin sadece İslam dinine verildiği belirtilen genelgede, matematik alanında faizin meşru gösterilmesine yol açacak örneklere izin verilmeyeceği kaydedildi. Darwin teorisiyle ilgili olan veya yaratılışı inkâr eden her türlü bilimsel bilginin silineceği bildirilen genelgede, müfredattan çıkarılan dersler şöyle sıralandı: Sanat ve müzik eğitimi, ulusal eğitim, sosyal bilgiler, tarih, güzel sanatlar, beden eğitimi, felsefe, sosyoloji, psikoloji, din kültürü dersleri" Oraj POYRAZ (murti@emaildodo.com) 17 Eylül 2014 Çarşamba 15:05:40 -*-*-*- Devamı

MİT artık IŞİD trafiğini izleyemiyor

2014-09-18 00:20:00

MİT artık IŞİD trafiğini izleyemiyor -*-*-*- Ali Serdar Bolat 16 Eylül 2014 Çeşitli ülkelerden Türkiye'ye gelen teröristler MİT gözetiminde Suriye'ye geçiriliyor. Kimi Nusra'ya katılıyor, kimi IŞİD'e. Önce uçakla Hatay'a getirilen vahşiler, buradan karayolu ile Suriye'ye sokuluyor. Bu defa beklenmeyen bir şey oldu. IŞİD'e katılmak üzere Almanya'dan gelen bir uçakla İstanbul Atatürk Havaalanı'na inen 30 terörist, MİT'i atlatarak kayıplara karıştı. Aydınlık, 14 Eylül 2014 30 teröristin MİT'i atlatabilmesi, güçlü bir yabancı istihbarat kuruluşunun yardımı olmadan mümkün değil. ABD, Türkiye'yi IŞİD karşıtı koalisyona sokmak için provokasyon hazırlığında olabilir. Tam tersi de olabilir. Her iki halde de, Türkiye içine canlı bombalar girmiştir. İki tarafı keskin bıçak. Vahşilere: "Türkiye'nin IŞİD'e karşı savaşa girmemesi için uyarı eylemi yapacaksınız" denilerek Türkiye'ye "Koalisyona katılmazsanız eylemler devam eder" mesajı gönderilebilir. Esad'ı her ne bahasına olursa olsun devirme isteği, Türkiye'yi IŞİD'in rehinesi durumuna sokmuştur. Acı gerçek: MİT, uzun zamandır destek verdiği ve Türkiye içindeki faaliyetlerini yakın takip altında tuttuğu IŞİD'i artık izleyemiyor. CIA karartması yüzünden örgütün "faaliyet haritası" artık okunamıyor. Eski bilgilerin hem yetersiz olduğu, hem de örgütün aldığı tedbirler dolayısıyla bu yetersiz bilgilerin bile artık bir işe yaramaz hale geldiği ortaya çıktı. IŞİD, şu anda "kontrol edilemeyen gizli örgüt" konumunda. Bunun anlamı: IŞİD, Türkiye'de rahatça eylem yapabilir. 49 rehinenin yanısıra, büyük illerdeki olası terör eylemleri de AKP'yi IŞİD karşısında çıkmaza sokuyor. Son bilgiler, örgütün özellikle İstanbul'da son 3 ayda hızla büyüdüğü, sempatizan sayısının hızla arttığı ve Irak ile Suriye'ye militan gönderme trafiğinin arttığını gösteriyordu. Ama son zamanlarda MİT artık bu trafiğin içine giremiyor. Ayrıca, örgüt içindeki temas noktalarından da yanıltıcı bilgiler geliyor. Örgüt, MİT'i devreden ç... Devamı

Hedefteki ülke; TÜRKİYE!..

2014-09-17 23:40:00

Hedefteki ülke; TÜRKİYE!.. Zahide UÇAR : Arap Baharı, Fas’tan Irak’a uzanan bölgede yaşanan "böl-parçala-yut" oyunu asıl hedefe, yani Türkiye’ye yöneldi. Güneri Cıvaoğlu’nun 1.Körfez Savaşında Amerikalı yarbaydan dinlediklerini hatırlayalım. Cıvaoğlu yazısında; ((Zihnimde lego parçaları gibi uçuşan eylemler, söylemler, tavırlar... Bunları bir araya getirerek büyük fotoğrafa varmaya çalışıyorum. İşte onlardan ikisi... 1.Körfez Savaşı sırasında Suudi Arabistan’dayım ABD kumanda merkezi olarak kullanılan otelin bir odasında dinlediklerim dehşet verici. Amerikalı yarbay duvardaki harita üzerinde Türkiye’nin Güneydoğusu’nu ve Kuzey Irak’ı işaret ediyor. Avucunu o coğrafyada dolaştırırken şöyle diyor: ‘Savaş bitecek. Amerika Irak’tan çıkacak. Giderken silahlarının büyük bölümünü bırakacak. Bunlar içinde ağır silahlar, roketler de olacak. Yöredeki Kürtler bu silahları alacaklar ve Türkiye’ye karşı kullanacaklar. Toprak isteyecekler. Türkiye, ya istedikleri toprağı verecek ya da vermeyecek ve savaşacak.’ Yarbay iyi derecede Türkçe konuşarak anlatıyor bunları. Kulaklarıma inanamıyorum. "Ya NATO ortaklığı ya ülkelerimiz arasındaki dostluk" diye soruyorum oralı olmuyor.)) Türkiye-Suriye sınırı "dostum Esat" tezgahı ile açıldı. Suriye’ye ajanlar sokulurken, AYNI YOLDAN Türkiye’ye de ajanlar sokuldu. ÖSO, NUSRA, IŞİD, El Kaide gibi küresel güçlerin dolaylı yoldan beslediği kanlı, sapkın terör grupları Türkiye’yi üst olarak kullandı. Türkiye Fas’tan Irak’a kadar bütün operasyonlarda kullanıldı. Gırtlağına kadar teröre bulaştırıldı. Uluslararası mahkemede teröre destek vermekten yargılanacak duruma getirildi. Türkiye bir bombanın üzerine oturtuldu. PKK silah bırakıyor yalanıyla Türk Ordusu’na silah bıraktırıldı. Güneydoğu bölgemiz PKK’ya teslim edildi. PKK kendi güvenlik güçlerini oluşturdu. Olası bir iç savaşa hazırlanıyor. Askerlerin boşalttığı karakollara yerleşti. PKK paçavraları asıldı. PKK bütün metropolleri MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Gün... Devamı

Herkes tehlikede…

2014-09-17 23:22:00

Herkes tehlikede… Bekir Coşkun : 17 Eylül 2014 Çarşamba 10:37:57 Özellikle dış politikada çok başarılılar kardeşim… Şam’ı devireyim derken, Antep’i, Urfa’yı, Mardin’i, Hatay’ı, Adana’yı, Mersin’i devirdiler… Mülteci akını ile İstanbul düştü… Trakya’ya geçtiler… Özellikle dış politikada çok başarılılar kardeşim… Şam’ı devireyim derken, Antep’i, Urfa’yı, Mardin’i, Hatay’ı, Adana’yı, Mersin’i devirdiler… Mülteci akını ile İstanbul düştü… Trakya’ya geçtiler… * Şimdi de PKK, ABD’nin müttefiki oldu… Nasıl yaptıysa… * Çünkü destekledikleri ΙŞİD tüm insanlığı korkuttu… İnsanların başını kesen, kestikleri kafalarla futbol oynayan vahşi bir yapı, dünyanın en uzak köşesindeki insanları bile korkuya saldı… Ve güçlü ülkeler IŞİD’i yok etmeye karar verdiler… NATO harekete geçti… İşte: IŞİD’in müttefiki, NATO’nun üyesi… İyi mi?.. Tabii bizimki kaytarmaya başladı… * Gerekçe; konsolosluk personelimizin IŞİD’in elinde rehin оlması… Birinci soru: Personelimiz rehin alınmadan önce IŞİD’e verilen destek peki neyin nesiydi?.. İkinci soru: Τüm ülkeler personelini çekerken, kimin emri ile Türk personel orada tutuldu… Daha da açıkçası: Personelimiz rehin mi alındı, rehin mi verildi?… * Sonuçta; kaytaran Türkiye’nin işlevini PKK üstlendi… Belki NATO’ya da girer Aрo… * Türkiye ise, tüm dünyadan daha çоk tehlikede… IŞİD her yerde… Her ilde örgütleri, kampları, hücre evleri, yardım kampanyaları, yayınları, mağazaları, stantları, İstanbul meydanlarında açılan bayrakları… * Beşiktaş Çarşı Grubu’na "terör örgütü" diyen, ama kestikleri kafalarla top oynayan IŞİD’e hâlâ "terör örgütü" diyemeyen bir devlet adamlığını da koyun üzerine… * Genelkurmay başkanlarının ve ordu komutanlarının "terörist" sayılıp hücreye kapatılaсağına da inanmamıştınız… Bir gün kaрınızda duran kamyonetten kara sakalları ile indiklerinde… İnanırsınız… Herkes tehlikede… -*-*-*-... Devamı

KİM LANETLİ ?

2014-09-17 04:03:00

KİM LANETLİ ? Bazı Müslümanlar; Yahudilerin ilahi yoldan uzaklaştığı için lanetli olduğunu söyler, savunurlar. Her türlü geriliklerinin, iç kanlı çatışmaların nedenini Yahudilere bağlarlar. Gerçekten Yahudiler lanetli mi? Yoksa Araplar mı lanetli toplum? Peygamber İbrahim’in bir oğlu İshak, Yahudilerin atasıdır. Peygamber İbrahim’in diğer oğlu İsmail ise Arapların atasıdır. Yani Yahudiler ve Araplar soylarıyla kültürleriyle inançlarıyla aynı kökten gelirler. Museviliğin kutsal kitabı Tevrat; kendi dönemine kadar ki olaylardan bahseder. Hıristiyanların kutsal kitabı İncil; kendi dönemine kadar ki olaylardan bahseder. Müslümanların kutsal kitabı Kur’an da; kendi döneminden önceki olaylardan bahseder. 7. yüzyıldan bu yana olan olaylar ise yazılı ve görsel kaynaklarda yer almaktadır. Lanetli dedikleri Yahudiler 2 bin yıl sonra yurt edinmiş, devlet kurmuş, bilimde teknolojide dünyanın önde gelen toplumu olmuş. Araplar ise; kanlı iç çatışmalarla, sefahatın lüksün içiçe olduğu sefil ve aşağılık bir yaşam içinde olmuşlardır. Bu durumda Lanetli olan kim? Yahudiler mi, Araplar mı? 7. yüzyıldan bu yana dünya toplumları içinde lanetli olan toplum Araplardır. Çünkü onlar son peygamber son kitap kendilerine geldikleri halde ondan yüz çevirdiler. Peygamber Hz.Muhammed hakkı, dürüstlüğü, adaleti, eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği önerdi. Onlar ki; Hz.Muhammed’in en yakın ikinci arkadaşı Ömer’i katlettiler. Onlar ki; Hz.Muhammed’in en yakın üçüncü arkadaşı Osman’ı katlettiler. Onlar ki; Hz.Muhammed’in en yakın dördüncü arkadaşı Ali’yi katlettiler. Onlar ki; Hz.Muhammed’in torunu Hasan’ı katlettiler. Onlar ki; Hz.Muhammed’in torunu Hüseyin’i katlettiler. Onlar ki; Hz.Muhammed’in soyu olan Haşimileri Orta Asya ve Endülüs’e sürdüler. Onlar ki; Hz.Muhammed’in soyunu Mekke ve Medine’den uzaklaştırdılar. Onlar ki; Muaviye ve Yezid devlet anlayışını tercih ettiler.... Devamı

İsmail Hakkı Pekin : IŞİD tehdidi ve koalisyon : Ülkemizi bekley

2014-09-10 11:58:00

İsmail Hakkı Pekin : IŞİD tehdidi ve koalisyon : Ülkemizi bekleyen olası felaketler ‏ İsmail Hakkı Pekin bir emekli generaldir.Sözleri aşağıda. Bu sözler ABD‘ne karşı olağan üstü güvensizlik içeriyor. 09.09.2014 Üstelik biliyorum, bu ender bir olgu değil, ben de aynı görüşteyim ve günümüz Türk subaylarının hemen hepsinde benzeri bir bakış var. Biliyoruz ABD artık Türkiye’nin müttefiki değil. Aslında hiç olmadı. İnsanların uyanması için zaman geçti sadece. Ve emin olun TSK personeli bu konuda en tecrübeli olanlar. ABD‘nin bölge ve ülke için kurduğu planları, yapılanları, ve o planların sonuçlarını ilk elden gözlemlediler. Hükümet ve Fitnebaz Cemaat(The Sinister Fraternity) bir var olma mücaadelesi içinde kapışmış durumda. Her ikisinin de yasadışı işleri var. Her ikisi hakkında da yabancı gizli servisler elinde kayıtları var. Halen ülkede güç sahibi hemen her aktör için şantaja açık kayıtlar var. Ve en namuslu insanlara dahi medya şantajı yapmak mümkün. Ülke tarihinin en zayıf, şantaja en açık döneminde. Ve herkes bilmeli, gerek Ukrayna‘ya ilişkin, gerek Suriye ve Irak’la ilgili bir sürü dayatma var. Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD), Suriye ve Irak’da himaye edilen Kürt bölgeleri var, Ukrayna‘ya sokulmuş para militer güçler var, Montrö anlaşması delecek şekilde Karadenize sokulan Amerikan donanmasının boğazlardan geçirilmesi var. Rusya ile gerek Gürcistan, gerek Ukrayna üzerinde açılan sıcak cepheler var. Ermenistan da sırada, buna dikkat. Ve ülkemiz bütün bu hengamede tam ortada, gerçekten de jeopolitik önemi olan bir yerde. Ama başı boş değil, bütün karar vericiler ya göbeğinden, ya pipisinden, ya cebinden bağlanmış durumda. Bence gününümüz dış politikasını izlerken bu bakışla olmak bizleri daha doğru, daha gerçek bir anlayışa götürecektir. Oraj POYRAZ L2fSIJNoA0xfSNxA -*-*-*- İsmail Hakkı Pekin : IŞİD tehdidi ve koalisyon : Ülkemizi bekleyen olası felaketler Salı, 09 Eylül 2014 08:07 IŞİD tehdidi ve koalisyon YÖNDER - Aydınlık, 0... Devamı

Rıfat Serdaroğlu: PE KE KE / Sİ ENEN

2014-09-08 05:05:00

Rıfat Serdaroğlu: PE KE KE / Sİ ENEN Sİ EN EN televizyonu kadar, PE KE KE reklamı yapan bir kuruluş yoktur. ROJ TV, bunların yanında çırak kalır. Bunlar için PE KE KE 54 bin insanımızın yaşamını sonlandırmış kanlı bir terör örgütü ve uyuşturucu satıcısı bir organizasyon değil de, sanki uluslararası bir yardım kuruluşu! Fakat Doğan Grubu ve Sİ EN EN Televizyonunun Yöneticileri ile şu gerçeği asla unutmamalıdırlar; Bu hesap yakında görülecek ve Türk Milletine televizyon yoluyla yapılan hakaretlerin hesabı mutlaka sorulacaktır. Çünkü önümüzdeki genel seçimde yapılacak mücadele çok çetin olacaktır. Aynen Kurtuluş Savaşında verilen mücadele olduğu gibi. Bu mücadeleden "Milli Duyarlılıkları" olan bir hükümet galip çıkıp iktidar olduğunda, öncelikle bu satılık medya kuruluşları sigaya çekileceklerdir. Salı günü gecesi Sİ EN EN ci Şirin Hanım, Kürtçü-Bölücü PKK’ nın siyasi temsilcisi ve bebek katili Öcalan’ın postası Artiz Süreyya’yı konuk etti! Onları dikkatle izledim. Adam sanki işgal kuvvetlerinin zafer kazanmış komutanı gibiydi! Öyle sözler söyledi, Türkiye Cumhuriyetine ve kurumlarına öyle ağır hakaretler etti ki, bu söylediklerinin kırkta birini "Babası Barzani’ye" etse, bir daha poposunun üstüne oturabilmesi mümkün olmazdı… "Eğer PKK’nın silahlı güçleri olmasaydı, IŞİD bugün Adana’da idi. Dikkat edin, Hatay demiyorum, Adana diyorum"dedi… Adam bu sözüyle, Türk Milletini PKK ‘lı çapulcuların koruduğunu söylediği gibi, defalarca PKK’yı yenmiş Türk Ordusunu da yerle bir etti! Programı yöneten Şirin Hanım, sustu kaldı! "Heykelin dikilmesi gereksiz, yersiz, zamansız bir iştir. Çözüm sürecinin ruhunu da uygun değildir. Fakat bunu oradan kaldırmaya çalışmak da çözüm sürecinin ruhuna uygun değildir" dedi… Adamdaki terbiyesizliğe ve saygısızlığa bakar mısınız? Programı yöneten Şirin Hanım yine sustu, kaldı! Daha dün iki polisimiz PKK çakalları tarafından kalleşçe şehit edildiler. Geçen hafta 22 yaşında bir Teğmenimiz şehit edildi. Sadece bunların birini... Devamı

Ülkenin temellerine ve geleceğine yönelmiş açık ve yakın en büyü

2014-09-08 04:22:00

Ülkenin temellerine ve geleceğine yönelmiş açık ve yakın en büyük tehlike keyfiliktir. 02 Eylül 2014 Salı 16:31:49 Feyzioğlu: En büyük tehlike devlet benim keyfiliğidir http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video/113147/Feyzioglu__En_buyuk_tehlike_devlet_benim_keyfiligidir.html 00:03:07 TBB BAŞKANI PROF. METİN FEYZİOĞLU' NUN ADLİ YIL AÇILIŞ TÖRENİNDE YAPTIĞI KONUŞMAYI İÇEREN MESAJI SİZLERE YÖNLENDİRİYORUM. AYRICA, AŞAĞIDAKİ LİNK ÜZERİNDEN ULAŞABİLECEĞİNİZ VİDEODAN KONUŞMASININ ÜÇ DAKİKALIK BÖLÜMÜNÜ DE İZLEYEBİLİRSİNİZ. VİDEODA ŞÖYLE DİYOR; "Yargıya dolayısıyla adalete dolayısıyla ülkenin temellerine ve geleceğine yönelmiş açık ve yakın en büyük tehlike keyfiliktir. Devlet benim keyfiliğidir ben ne dersem o olur keyfiliğidir. sadece benim istediğimi söyleyebilirsin yazabilirsin keyfiliğidir. Benim dediğimi yapmazsan seni hedef gösteririm hain gösteririm keyfiliğidir. Benim adamımsan idarenin her düzeyinde işin istediğin gibi yürür, benden değilsen insanca yaşama hakkın bile yoktur keyfiliğidir. Anayasayı tanımam kanunu hiç tanımam keyfiliğidir. Yasama da Yürütme de Yargı da benim olsun, benim değilse hain olsun keyfiliğidir" BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI BAŞKA NE DESİN... AĞZINA SAĞLIK DİYORUM. SAYGILAR, O. TAN Orhan Tan http://www.dailymotion.com/video/x24zxs2_feyzioglu-en-buyuk-tehlike-devlet-benim-keyfiligidir_news -*-*-*- Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Adli Yıl Açılış Töreni'nde 12 sayfalık bir konuşma yaptı. İşte Feyzioğlu'nun konuşmasının tam metni: Sayın Yargıtay Başkanı, Ana muhalefet partisinin Sayın Genel Başkanı, Yurttaşlarımıza, "Ankara’da hâkimler var" dedirten yüksek yargı organlarının sayın başkan ve üyeleri, Her yurttaşın güvenli limanı olması gereken adliyelerimizin sayın hâkim ve savcıları, Tarih boyunca özgürlükler mücadelesinin lokomotifi olmuş gurur, duyduğum avukat meslektaşlarım, Sayın basın mensupları, Sayın misafirler, Hanımefendiler, beyefendiler; Hepinizi, Türkiye Barolar Birliği’nin yönetim, dis... Devamı

Bekir Coşkun : Paşa mısın, maşa mısın?..

2014-09-08 03:21:00

Bekir Coşkun : Paşa mısın, maşa mısın?.. Genelkurmay Başkanı’nın Güneydoğu meselesinde "Yol haritasından haberim yok" demesi, demokrasi adına sevinçle karşılandı… Terörist karakolu bastığında görmemesi; açılım adına olumlu… Bayrak direğine çıkanı indirmemesi; ilerleme adına yararlı… Atatürk heykelini yıkmalarına karışmaması; süreç adına başarılı ne de olsa… * Türkiye bölündü… "Haberim yok" demesi iyi… Demokrasiye faydalı… * "Hun devletine vizenin kaldırılmasına" çok sevindiği için bilmez ahali: Bu ülkeye demokrasiyi getiren askerlerdir… "Nedir bu demokrasi" diye Kubilay’ın kafasını bağ bıçağı ile kesip, sırığın ucunda gezdiren molla dedeleri değil… * 1921 Anayasası: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesini koyanlar, iki ayyaştı… 1923-1924 anayasaları: "Devletin şekli cumhuriyettir" yine ayyaşların işiydi… 1961 Anayasası: "Hukuk devleti ilkesi" benimsendi anayasada, yapan darbecilerdi… 1982 Anayasası: İşte o anayasadaki demokrasi sayesindedir; Türkiye’yi ele geçirdi, altını üstüne getirdi, şimdi de o anayasa ile Çankaya’ya çıkıp oturuyorsa… Diyanet İşleri yapmadı o anayasayı… * Kim ne derse desin… Bu ülkeyi kuran, millet iradesini, cumhuriyeti, demokrasiyi, parlamenter sistemi, hukuk devletini, çağdaş bir ülke olma umudunu getiren o yiğitlerdi… Şimdi tepesine "Darbeci, demokrasi düşmanı, vesayet" diye vura vura sindirsen de… * İşte paşa onun için Türkiye bölünürken… Doğu ve Güneydoğu’da paralel devlet kurulmuşken, soranlara "haberim yok" diyor… "Var" dese… Demokrasi elden gidiyor… Biliyorsunuz; mollanın dedesi getirmişti demokrasiyi… * Çocuğun eline tornavida verseniz "Bununla ne yapacağım?" diye sorar… Buna verilmiş; 1.5 milyon tüfek… 600 bin asker… 20 bin top… 4 bin tank… Önce biz karşı çıkarız, darbe yap diyen yok… Ama Türkiye bölünürken "Bunlarla ne yapacağım" diye sormuyor… Onlar da söylememişler zaten… Dolayısıyla bilmiyor… * Bu ülkenin sahibi olma sen… Zaten çocuklar bağırıyorlar artık meydanlarda: "Must... Devamı

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN MİT'E ŞOK TALİMAT!..

2014-08-31 19:35:00

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN MİT'E ŞOK TALİMAT!.. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Köşk'e çıkarken ilk icraatının MİT'e "MHP'yi içeriden karıştırın" talimatı verdiği iddia edildi. Edinilen bilgiye göre MHP'den duyduğu rahatsızlığı her fırsatta dile getiren Erdoğan, MİT Başkanı Hakan Fidan'a "MHP içinde klik ve kaos oluşturmak üzere harekete geçin!" emri verdi. Ortadoğu gazetesinde yer alan habere göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Köşk'e çıkarken ilk icraatının MİT'e MHP'yi içeriden karıştırma talimatı vermek olduğu öne sürüldü. Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiye göre Erdoğan, MİT Başkanı Hakan Fidan'a "MHP içinde klik ve kaos oluşturmak üzere harekete geçin!" emri verdi. Erdoğan Köşke çıkmadan bir gün önce de yakışıksız ve asılsız iddialarda bulunarak, MHP'yi hedefe koymuştu. MHP, bir süre önce Meclis'ten geçirilen düzenleme ile MİT'in Erdoğan'ın çiftliği haline getirdiğine dikkati çekmiş, "ülke Mill” İstihbarat Cumhuriyeti'ne dönüşmekte, yeni bir paralel devlet ihdas edilmiş olmaktadır. Kişisel verileri, özel hayatın gizliliğini, iletişim ve basın özgürlüğünü koruyan diğer kanunlardaki hükümler MİT için geçersiz kalmıştır. Temel hak ve hürriyetleri hedef alan teklifi de Anayasa'ya aykırı hükümler bulunmaktadır" itirazında bulunmuştu. MHP KORKUSU Tayyip Erdoğan'ın MİT'e verdiği ileri sürülen talimat, AKP'ye ve kurmak istediği tek adam düzenine karşı en büyük engel olarak MHP'yi gördüğü şeklinde değerlendirildi. Erdoğan, hiç yeri ve lüzumu yokken Çankaya Köşkü'ne çıkmadan bir gün önce MHP'yi terörden ve şehit cenazelerinden nemalanmak gibi asılsız ve yakışıksız bir iddiayla suçladı. Erdoğan, "MHP yönetimi, Türkiye'nin hiçbir meselesine eğilmemiş, şehit cenazelerini istismar etmiş, terörün varlığını adeta kendi varlığına endekslemiştir. Ancak terörün devamıyla var olabilen bir parti hiç kuşkusuz çözüm süreciyle de varlık zeminini kaybedecektir. MHP yönetiminin çözüm, sürecine, terörün sona erdirilmesine karşı çıkmasının sebebi de ... Devamı

Berrak Tüzünataç'tan Şenlikoğlu tweet'lerine eleştiri

2014-08-18 06:22:00
Berrak Tüzünataçtan Şenlikoğlu tweetlerine eleştiri |  görsel 1

Türk sinema ve dizi oyuncusu Berrak Tüzünataç, Emine Şenlikoğlu'nun dondurma reklamlarına karşı yaptığı açıklamaları Twitter hesabından eleştirdi. Güzel oyuncu Tüzünataç, Şenlikoğlu'nun dondurma reklamlarını fuhuşa benzetmesini saçma bularak Twitter hesabından tweet attı. Emine Şenlikoğlu'nun tweetlerini "Bugünün yapmaz olaydım'ı:" olarak nitelendiren Tüzünataç, "Evde televizyon izlerkn,dondurma reklamna acaip kurulmus bir hanimin tweetlerni okudum.Çok öfkeli,fuhuş fln diyor.." yazılı tweeti paylaştı. İşte Tüzünataç'ın o tweeti: ...Kaynak : kaanil.blogcu.com Devamı

İSLAMCILAR STRATEJİK ALDATMA VE YANILTMA

2014-08-16 19:17:00

İSLAMCILAR STRATEJİK ALDATMA VE YANILTMA Nurullah AYDIN 13 Ağustos 2014-ANKARA Müslüman, mümin, münafık, fasık, imansız, İslamcı ayrı kavramlardır. İslamcı; Müslüman görünen, Müslüman geçinen, Müslümanlığı istismar eden kullananlardır. Toplum söyleniyor ama söylemiyor. Aydınlar yorumluyor ama açıklamıyor. Siyasetçiler konuşuyor ama yapmıyor. İnsanlar inanıyor ama inandığı ilkeleri istismar edenlere destek veriyor. Derin devlet diye diye Türkiye; çeteleşmiş siyasi parti adında, dernek vakıf adında, derin odakların egemenliğine geçmiştir. Psikolojik savaş yöntemlerinden bir tanesi kontrollü gerilim stratejisidir. Egemenlik duygusu evrensel bir duygudur. Güç odakları bu duygunun etkisi ile ellerindeki kontrolü kaybetmemek için gerilimi artırırlar ve gerilimden çıkar sağlarlar. Potansiyel tehlike olarak algıladıkları tehlikeyi kendi savaş kurallarına çekmeye çalışırlar. Kendi savaş kuralları demokrasi kılıfıdır. Demokrasi ile beslenirler, demokrasiden yararlanırlar. Kontrollü gerilim, güçlü tarafın egemenliğini elinde tutmak için geliştirdiği bir yöntemdir, kısa vadede sonuç verir. Uzun vadede silah geri teper. Uluslararası güç odakları; kontrollü gerilim stratejisini her zaman kullanmıştır. Ülkeler işgal edip, yakıp yıkması, insanları katletmesi, ülkelerin kaynaklarına el koyulması; demokrasi, insan hakları ve özgürlükler adına yapılmaktadır. Kontrollü gerilim stratejisinde suçlanan taraf; kendi savaşını kendi belirlemelidir. Demokratik şiddet, demokratik argümanlarla karşılık vermek saldırgan tarafın orman alanına girmektir. Doğru, onurlu, açık, net duruş gösteren taraf psikolojik savaşta uzun vadede kazanan taraf olur. Dolayısıyla olan bitenleri yorumlarken, bu gündeme sokulan olayla birlikte ulaşılmak istenen psikolojik savaş hedefinin ne olduğunu da analiz etmek gerekir. Psikolojik savaşın saldırı ve savunma silahı; propaganda, eğitim ve provokasyondur. Cephanesi ise; söz, yazı, resim, broşür ve e–posta şeklindeki bilgidir. Bu savaş ... Devamı

Başlıkİşte Yılmaz Özdil'in yayınlanmayan o yazısı!

2014-08-16 15:20:00

İşte Yılmaz Özdil'in yayınlanmayan o yazısı! Yılmaz Özdil'in, Hürriyet gazetesinde yayınlanmayan, "Başbakan kim olsun" başlıklı 15.08.2014 tarihli yazısı şöyle; 15 Ağustos 2014 Cuma 11:20 İşte Yılmaz Özdil'in yayınlanmayan o yazısı Yılmaz Özdil'in, Hürriyet gazetesinde yayınlanmayan, "Başbakan kim olsun" başlıklı 15.08.2014 tarihli yazısı şöyle; Valla benim içimden geçen isim, Bilal… Birincisi, devlette devamlılık esastır, devlet dediğin babadan oğula’dır. İkincisi, hiç unutmam, 2005 senesinde Brüksel’deki NATO zirvesinde, ABD Başkanı Bush, İngiltere Başbakanı Blair ve bunun babası bir araya gelmişti, Bush parmağıyla bunu gösterip “çalışıyor mu bu” diye sormuştu, babası “çalışıyor” demişti, Bush da daha bi saniye önce çalışıp çalışmadığını bile bilmediği halde “çok akıllı bi çocuk” demişti, Blair de gülerek “tıpkı babası gibi” demişti. Üçüncüsü, Bush’la Blair haklıydı, hakikaten çok zeki bi çocuk… Küçükken okuyacak parası bile yoktu, Remzi’nin bursuyla okudu. Şimdi, çalışarak kazandığı paralarını 48 saat sıfırlıyor, hâlâ 30 milyon avrosu kalıyor, zekâsını düşün yani. Dördüncüsü, milletvekili olmasına filan gerek yoktur, doğuştan milli egemendir, “23 Nisan” doğumludur. Seçim meçim yapılmasın, çocuk bayramı’nda makama oturtulsun, bi daha kalkmasın, ister assın ister kessin. Beşincisi, vakıfçı olduğu için memlekete dair her mevzuya vâkıftır… Babası ne zaman sıkışsa onu arar, telefon eder, Fenerbahçe’yi şöyle yap der, telefon eder, şu işadamını kucağa oturt der, telefon eder, çiftlik ne oldu diye sorar. Gerçi biraz yavaş anlar, ha bire anlamadım babacım der ama, olsun, o kadar kusur kadı kızında da olur, imam oğlunda da olur. Bilal’den şahane başbakan olur. * Bilal olmazsa… Hayırsever Rıza cuk oturur. * O da maaşallah Bilal gibi zekâ küpü, henüz 26 yaşındayken 86 milyar dolarlık altın ihracatı yaptı. Ayrıca… Bakanların yarısı zaten emrinde. Hayırsever olduğu için, seviyor bakanlarımızı. Kimine kol saati alıyor, kimine takım elbise alıyor, k... Devamı

Tunga Nehri ve Köprüsü

2014-08-12 21:31:00
Tunga Nehri ve Köprüsü |  görsel 1

www.fotokritik.com ...Kaynak : fotokritik.blogcu.com Devamı

AKP'li anketçiden tarihi itiraf: Sandığa gelmesinler diye öyle s

2014-08-12 21:27:00

AKP'li anketçiden tarihi itiraf: Sandığa gelmesinler diye öyle söyledik! Metropoll Araştırma Başkanı Özer Sencar, Tayyip Erdoğan’ın, oyların yüzde 58′ini alacakmış gibi göstererek manüplasyon yapıldığını itiraf etti. CNN Türk’te Tarafsız Bölge programına katılan Özer Sencer, Başbakan Erdoğan’ın yüzde 50 civarı oy alacağını kendisinin de bildiğini söyledi. Sencer “Başbakan’ın kendisine sunulan anketler bu yöndeydi. Ancak açıklanan o yüzde 58 gibi rakamlar anket sonuçları değil PR (halkla ilişkiler) çalışmasıydı” diye konuştu. SEÇMEN TATİLDEN GELMESİN DİYE! Özer Sencar, bu manüplasyonun amacını da açıklamaktan geri durmadı. Sencar, anket rakamlarının bu şekilde çarpıtılmasının nedenini “Tatildeki seçmenlerin ‘bu iş zaten bitti, sandığa gitmeye gerek yok’ şeklinde düşünmesini sağlamak için” diye açıkladı. (EDK) Kaynak_> http://www.karsigazete.com/m/ -*-*-*- Devamı

İşte ihanet listesi!..

2014-08-11 10:34:00

İşte ihanet listesi!.. 9 Ağustos 2014 Bugün size varlıkları ile İslama türlü zararlar verenlerden kesitler sunacağız: 1) İslamı siyasallaştırıp politik araç yapan Milli Görüş hareketi… Prof. Necmettin Erbakan son döneminde her ne kadar milli duruşlar sergilediyse de İslamı politize edenlerin başında gelmesinden ötürü son tahlilde Müslümanlığa zararlar vermiş ve inancımızın ideoloji haline gelmesinin öncülüğünü yapmıştır. Erbakan’ın “Bize oy verenler Müslüman, vermeyenler patates dininden” ifadesi gaflet ve dalaletin ötesidir. 2) AKP kadroları… İslamı emperyalizmin hizmetine sunan bu ekip, siyasi fayda adına toplumu inanç ekseninde cepheleştirerek inanan insanları bile siyasi saiklerle karşı cepheye iterek gerçekte Müslümanlığı hedefe oturtmuştur. 3) Risale-i Nur talebeleri… Emperyal İslamın yerli ilk tezahürü olan Nurculuk hareketi İslamı temel yörüngesinden çıkarma amaçlıdır ve risalelerle Kur’an’a karşı alternatifi amaçlar. Dinde ilk bölücülük Said’i Kürdi’nin bu teşebbüsü ile başlamıştır. 4) diyanet işleri başkanlığı… Çok samimi gayelerle kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı özellikle son dönem AKP iktidarının yan kuruluşu gibi hareket ederek AKP’li olmayan Müslümanları dinden soğutuyor… Keza Diyanet’in Alevi kardeşlerimize hitap etmemesi bir başka olumsuzluk. 5) imam hatip okulları… Münevver imam yetiştirmek amacı ile samimi duygularla kurulan bu Cumhuriyet okulu maalesef bildik siyasi partilerin arka bahçesi yapılarak İslama hizmet yerine ihanetin göbeğine oturmuştur. 6) F tipi örgüt… İslam ambalajı ile afyonlanan bu örgütün haşhaşi kadroları Ergenekon ve Balyoz davalarında görüldüğü gibi NATO ve Pentagon’a hizmete adına her türlü rezilliğe imza atmışlardır ki bu alçaklıkları pek çok mümin insanı İslamdan soğutmuştur. 7) İslamcı mafya örgütleri ya da bazı cemaatler… Tamamı olmasa da Türkiye’deki pek çok cemaat örgütlenmesi gerçekte İslamcı mafya örgütlenmeleridir. İslama hizmet adı ile örgütlenen bu yapılar aslında din baronlarının salta... Devamı

Tarihin en büyük yolsuzluk operasyonundan Erdoğan Bu işi hallede

2014-08-10 07:41:00

Tarihin en büyük yolsuzluk operasyonundan Erdoğan Bu işi halledeceksiniz kardeşim: Tarihin en büyük yolsuzluk operasyonundan: Erdoğan “Bu işi halledeceksiniz kardeşim“ AKP'nin Sabah-ATV’yi ihale karşılığı işadamlarına aldırarak yandaş medya oluşturma operasyonu, gün gün, saat saat telefon dinlemelerine takıldı ve 25 Aralık fezlekesine girdi. Erdoğan’ın işadamlarına talimatı her şeyi özetliyordu: ‘Bu işi halledeceksiniz kardeşim.’ Can Dündar 17 ve 25 aralık operasyonları ile başlayıp AKP'de üç bakana kadar oradan da Bilal Erdoğan ve babası Başbakan Erdoğan'a uzandığı iddia edilen yolsuzluk soruşturmasının fezlekede yer alan iddiaları gündeme getirmeye devam ediyor. Geçen yıl bugünler… Tarih: 7 Ağustos 2013. Saat 15.00’de işadamı Mehmet Cengiz’in Başbakan Erdoğan’la randevusu var. Cengiz, Başbakan’ın hemşerisi… İlk günden beri yanında olan, onun iktidarıyla birlikte büyüyen, en büyük ihalelere giren, en kârlı projeleri alan işadamı… Lakin bu kez ortam gergin... Cengiz, ortaklarıyla birlikte, SKY televizyonu ile Akşam gazetesini 60 milyon dolara satın almış. Alırken de “Ben çok hevesli değildim. Bunu Başbakan’ın hatırı için alıyorum” dediği söylenmiş. Bu da Başbakan’ın kulağına gitmiş. Oysa Başbakan’ın onun için başka planı varmış. Çalık’ın zarar ettiği için elden çıkarmak istediği, ölü haldeki Sabah-ATV grubunu almasını istiyormuş. Hem de yüksek bir fiyata… ‘S.çtı ağzıma…’ 2 saatlik görüşme çok sert geçiyor. Cengiz görüşmeyi, “S.çtı ağzıma” diye özetliyor: “Bu kadar iyilik yapıp da böyle fırça yediğim tek iş oldu.” Konuştuğu işadamı onu teselli ediyor: “Ben ‘Efendim’ dedikçe bana da kaydı.” Peki neydi Başbakan’ı bu kadar kızdıran? Bunun yanıtını bulmak için, Türkiye’de medyanın Başbakan’ın talimatıyla, oğlu ve damadının katkısıyla nasıl el değiştirdiğine delil teşkil eden telefon kayıtlarına bakalım şimdi: ‘İlk defa diklendim ona’ Saat 17.04… Mehmet Cengiz, Başbakan görüşmesinden çıkar... Devamı

Ahmet Davutoğlu Elini Yakamızdan Çek!

2014-08-10 07:40:00

Ahmet Davutoğlu Elini Yakamızdan Çek! Ali Kerküklü (Irak’a Özgürlük Operasyonu ve Kerkük Kitabının Yazarı) Irak’ta Türkmenlerin karşı karşıya kaldıkları Irak Şam İslam Devlet (IŞİD) terörüne seyirci kalan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu şimdi de IŞİD’i savunup Türkmenleri suçlu ilan etmeye başladı. Türkmenleri IŞİD öldürmüyor kendi içlerinde çatışıyorlar diyor. Davutoğlu, NTV'nin canlı yayınında Oğuz Haksever'in sorularını yanıtladı. Davutoğlu'na göre Türkmenleri Türkmenler öldürüyor: “yaşanan sadece bir IŞİD-Türkmen çatışması değildir. Maalesef Sünni Türkmenlerle Şii Türkmenler arasında fitne tohumları ki bunda Maliki hükümetinin Şii Türkmenler üzerinden Sünni Türkmenleri baskı altına alması çabası da var, Şii Türkmenlerin radikalleşmesi çabası da var. Araplar nasıl bölünüyorsa Türkmenler de maalesef bu şekilde bölündüler ve en büyük zararı kendilerine verdiler. IŞİD’e katılan kitlelerin ki Türkmenler ciddi çoğunluktadır.” diyor. Bu sözler Türkiye gibi köklü bir ülkeye yakışmıyor. Bunları da kesinlikle kabul etmiyoruz, ama gerçek o ki bu Türkiye bizim bildiğimiz Türkiye değildir. Herkes bilmelidir ki IŞİD'e gönderilen silahlarla hem Müslümanlar hem de Türkmenler öldürülüyor Türkiye’nin bölgede yanlış politika izlemesi Türkmenlere daha fazla hedef haline getirdi. Yeterince silah gücü bulunmayan Türkmenler, ölüm ve göç arasında kaldı. Stratejik kentlerde yaşayan Türkmenlerin bölgelerini terk etmek zorunda kalması, bu coğrafyada köklü jeopolitik ve demografik değişikliklere yol açtı. Müslüman dünyada mezhep ayrımını asla önemsemeyen ve milli kimliğine sarılan tek topluluk Türklerdir. Irak'taki Türkmenler arasında da bugüne kadar mezhep ayrımcılığı olmadı. Bu yüzden Türkmenlerin Irak'ta bir mezhep savaşı içerisinde yer almaları da mümkün değildir. Irak’ta kendi arasında mezhep ayrımcılığı yapmadan yaşayan tek milletiz. Hükümet Ortadoğu'da "mezhepçi" bir politika izliyor, kimse heveslenmesin biz Türkmenler bu mezhep tuzağına düşmeyiz, fitne tohumlarını aramıza... Devamı

Bu kez de Yolsuzluk Treni...

2013-12-26 22:22:00

Bu kez de Yolsuzluk Treni...   Yüksek hızlı’ soruşturma deşifre oldu! 25.12.2013_ 12:19 Ankara’da yürütülen, çok sayıda kamu görevlisi ve işadamının şüpheli olduğu Yüksek Hızlı Tren Soruşturması, değiştirilen Adli Kolluk Yönetmeliği ile deşifre oldu. Soruşturma dosyasını, Deniz Feneri dosyasını kapatan savcı olarak tanınan Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Harun Kodalak’ın bizzat yürüteceği öne sürüldü. Radikal.com.tr - Polislerin Ankara Cumhuriyet Savcısı Hakan Büyükabacı'nın talimatıyla gizli yürüttükleri " Suç örgütü kurmak, yönetmek, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet" suçlamalarıyla ilgili soruşturmanın bilgileri amirlere iletildi. Cumhuriyet gazetesinden Canan Coşkun’un haberine göre, soruşturmada şüpheliler arasında TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ile birlikte İstanbul 'da 3. Havalimanı ihalesini alan konsorsiyumdaki Cengiz İnşaat'ın sahibi Mehmet Cengiz'in de adı yer aldı. İddianame aşamasına gelinen Yüksek Hızlı Tren Soruşturması dosyasını, Deniz Feneri dosyasını kapatan savcı olarak tanınan Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Harun Kodalak'ın bizzat yürüteceği öne sürüldü.     Soruşturma dosyasında milyonlarca liralık yolsuzluk, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırmayla birlikte çok sayıda suç unsuru bulunuyor. 22 Temmuz 2004 tarihinde gerçekleşen hızlı tren faciasında toplam 230 yolcudan 41'i hayatını kaybederken, 80 kişi de yaralanmıştı. SON 4 YIL İNCELEME ALTINDA Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, TCDD'nin Yüksek Hızlı Tren (YHT) ihalelerini inceleme altına aldı. Savcılık tarafından "Suç örgütü kurmak, yönetmek, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet" suçlamalarıyla başlatıla... Devamı